Black Sabbath

Black Sabbath

BLACK SABBATH: HEAVY METAL’İN DOĞUMUNU MÜJDELEYEN GRUP

Black Sabbath, sadece bir müzik grubu değil; bir türün öncüsü, bir kültürün başlatıcısı ve modern müzik tarihinde geri dönülmez bir kırılma noktasıdır. 1968 yılında İngiltere’nin Birmingham şehrinde kurulan bu dörtlü, rock müziğin sertleşmesiyle ortaya çıkan heavy metal’in ilk yapıtaşlarını döşemiştir. Tony Iommi’nin karanlık riffleri, Ozzy Osbourne’un hipnotik vokalleri, Geezer Butler’ın felsefi sözleri ve Bill Ward’ın yoğun davul çalışlarıyla, Black Sabbath yalnızca müzikal bir devrim yaratmakla kalmamış, aynı zamanda sosyal, kültürel ve sanatsal anlamda da iz bırakmıştır.


GRUBUN KURULUŞU VE İLK YILLAR

Black Sabbath’ın hikâyesi aslında Earth adında blues etkili bir rock grubunun evrimleşmesiyle başlar. 1968 yılında Tony Iommi (gitar), Geezer Butler (bas), Ozzy Osbourne (vokal) ve Bill Ward (davul) tarafından kurulan grup, başlangıçta psychedelic blues-rock etkisiyle hareket ederken, kısa sürede daha karanlık ve tehditkâr bir sound geliştirmeye yönelmiştir. Grup ismini, korku filmleriyle tanınan “Black Sabbath” (1933) filminden alarak, müziğinde de aynı şekilde insan psikolojisinin derinliklerine inen ve korku, kabus, kaos gibi temaları işler hâle gelmiştir.

Black Sabbath + Ozzy Osbourne
Ozzy Osbourne

1970: “BLACK SABBATH” VE “PARANOID” – TÜRLERİNİN İSMİ KONDU

1970 yılında yayınladıkları ilk albüm Black Sabbath, müzik tarihinde bir dönüm noktasıdır. Açılış parçası “Black Sabbath”ın üç notalık şeytani tritonu (diabolus in musica), Hristiyan Batı dünyasında yüzyıllardır korku sembolüydü. Bu ezgiyi korkusuzca kullanan Sabbath, rock müziğin karanlık yüzünü göstermeye cesaret eden ilk grup olmuştur.

Aynı yıl çıkan ikinci albüm Paranoid, Black Sabbath’ı yalnızca İngiltere’de değil, tüm dünyada tanınan bir grup haline getirdi. “War Pigs”, “Iron Man” ve “Paranoid” gibi parçalar yalnızca ağır riffleriyle değil, savaş karşıtı ve toplumsal eleştiriler içeren sözleriyle de dikkat çekti. Bu albümle birlikte heavy metal’in ne olduğu daha somut biçimde tanımlandı.

Black Sabbath + Paranoid + Album
Paranoid

1970’LER: ZİRVE VE YENİLİK

1971’de çıkan Master of Reality, grubun doom metal ve stoner metal gibi alt türlerin temelini atan yavaş tempolu, aşırı doygun gitar tonlarıyla öne çıkan bir başka mihenk taşıdır. Tony Iommi’nin parmak uçlarını bir iş kazasında kaybetmiş olması, onun telleri daha hafif bastırmak için düşük akortlar kullanmasına yol açtı. Bu zorunlu tercih, bir müzikal devrime dönüştü.

1972’de Vol. 4, 1973’te Sabbath Bloody Sabbath, 1975’te Sabotage gibi albümlerle grup hem müzikal hem de tematik anlamda çeşitlendi. Mellotron ve sentezleyici kullanımları, şarkı yapılarının daha deneysel hale gelmesi, onları sıradan bir metal grubunun çok ötesine taşıdı. Ancak bu dönemde grup içinde uyuşturucu kullanımı, ego çatışmaları ve yapımcı baskıları gibi birçok sorun baş göstermeye başladı.


OZZY’NİN AYRILIĞI VE DİO DÖNEMİ

1979 yılında Ozzy Osbourne gruptan ayrıldı ve yerine Rainbow‘dan tanınan Ronnie James Dio getirildi. Dio ile yayınlanan Heaven and Hell (1980) albümü, Black Sabbath için adeta ikinci bir doğuş oldu. Dio’nun teatral vokalleri ve fantezi öğeleri içeren sözleri, grubun karanlık ama epik kimliğini daha da derinleştirdi.

Black Sabbath + Ronnie James Dio
Ronnie James Dio

Ardından gelen Mob Rules (1981) ve konser albümü Live Evil (1982), Dio döneminin gücünü ve kalitesini kanıtladı. Ancak grup içi anlaşmazlıklar bu dönemde de peşlerini bırakmadı ve Dio 1982 yılında ayrıldı.


KARIŞIK DÖNEMLER VE 90’LAR

1980’lerin ikinci yarısı ve 1990’lar, Black Sabbath için oldukça istikrarsız geçti. Ian Gillan, Glenn Hughes, Tony Martin gibi farklı vokalistlerle albümler yayınlandı. Bu dönemde Born Again (1983), Headless Cross (1989), Tyr (1990) gibi yapıtlar her ne kadar kaliteli parçalar içerse de, grubun kimlik arayışı dikkat çekiciydi.


YENİDEN DOĞUŞ: OZZY’Lİ KADRO VE VEDA

1997 yılında Ozzy Osbourne’un gruba dönmesiyle klasik kadro yeniden bir araya geldi. Canlı konserler, turneler ve Reunion (1998) albümüyle birlikte grup, hem eski hayranlarını yeniden kazandı hem de genç kuşakların ilgisini çekti. 2013 yılında, Rick Rubin yapımcılığında yayımlanan 13 albümü, grup üyelerinin yaşlarına rağmen hâlâ etkileyici bir albüm yapabileceklerini kanıtladı.

Grup, 2017 yılında The End Tour adlı veda turnesiyle sahnelere veda etti. Bu turne boyunca Birmingham’daki son konserle 50 yıllık efsanevi kariyer resmen noktalandı.


MÜZİĞE VE KÜLTÜRE ETKİSİ

Black Sabbath, heavy metal’in yalnızca ilk değil, en önemli tanımlayıcı grubu olmuştur. Gitar sound’ları, şarkı sözleri, sahne kimlikleri ve karanlık temaları ile thrash metal’den doom metal’e, black metal’den sludge metal’e kadar sayısız alt türün oluşmasına ilham kaynağı oldular. Metallica, Slayer, Iron Maiden, Pantera, Opeth, Ghost gibi yüzlerce grup Black Sabbath etkisiyle doğmuş ve gelişmiştir.


SONUÇ

Black Sabbath, rock müziğin evriminde geri dönülmez bir dönemeçtir. Sadece bir müzik grubu değil; bir tarzın, bir yaşam biçiminin, bir karşı kültürün temel taşıdır. Onların bıraktığı miras, sadece albümlerle değil, bir müzik türünü tanımlayan ruhla yaşar. Eğer heavy metal bir dinse, Black Sabbath onun peygamberidir.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Scroll to Top
0
Düşüncelerinizi duymak isterim, lütfen yorum yapın.x